Saudadem
Şimdi ayrıyız, Saudadem
Vuslat bizi ne zaman bulur bilmem.
Payıma düşen bu şehirde
Sensiz, seninli sokakları geziyorum.
Seni düşünmemek gibi bir çabam,
Sana yanmamak gibi bir isyanım var.
Fakat nafile… Ben yine sana yıkılıyorum.
Gökyüzünde yıldızlar, yeryüzünde deniz,
Tatlı bir uykunun bölünmesi gibi…
Biraz Ağustos sıcaklığı, biraz Mart soğuğu
Yalnızlığıma eşlik ediyorlar.
Sensiz mevsimleri kaçırıyorum.
Nüfusunu bilmediğim kalabalığın ortasında bir şehir…
Sayılarla aram iyi değildir.
Sen aklımdayken inan bana, Saudadem,
Ben sadece bire kadar sayabiliyorum.
Çiçekler mezun oluyor yavaş yavaş,
Renkleri de idam ettiğim hayatımdan.
Kırlangıçların göç zamanı gelmiş,
Gidiyorlar…
Sokaklar sessizliğe bırakıyor kendini.
Şehrin ışıkları sönüyor, sensizlik yağıyor gökten.
Bizi bana hatırlatacak her şeyi yitiriyorum.
Tükeniyor mazi, geriye ben kalıyorum.