Yansıma

Korkunç bir şey olmuştu, korkmamıştım!

Sanki bütün dünya aniden sustu. Öyle bir sessizlik bürüdü, sadece nefes sesleri duyuluyordu.

Ha bir de saatin tıkırtısı…

Zaman; gündüzle gecenin buluştuğu bir vakitti.

Rüzgar sert esiyor olmalı; dışarıdan ara ara uğultu sesleri geliyor, pencereyi tıklatıyordu.

Ben; ahşap ve kırmızıya boyanmış bir sandalyede oturmuş, gözlerimi iri iri açarak bakınıyordum etrafa.

Şiddetli rüzgar pencereyi açtı masanın üzerindeki vazoyu yere düşürdü. O sessizlikte çıkan ses o kadar gürültülüydü ki ani bir irkilmeyle yerimden fırladım ve pencereyi kapattım. Tekrar yerime geçmek için döndüğümde gördüğüm şey akıl almaz dedikleri türden bir şeydi. Bir yansıma belirdi kırılan vazonun parçalarında. Bütün parçalarına yansıyor ve ayrı ayrı hareket ediyordu…

 

Birisi gelmiş olmalı kapı çalıyor, benimki de laf mı kapı da kendi kendine çalmaz ya muhakkak biri gelmiştir.

Yoksa!

Kapıya doğru yaklaşıyordum hâlâ birinin çaldığına emin değildim!

 

Yaşlı ve huysuz kiracı gürültüyü duymuş ‘Sen yine neyi kırdın?’ diye söylenerek içeriye girdi.

Dağınık evi , kırılmış vazoyu görünce daha çok söylenmeye başladı.

O da ne, yansıma kaybolmuş!

Huysuz kadını dinlemiyordum bile, aklım yansımada olmalı.

 

Kadın söylene söylene çıktı evden. Kapıyı kapatım ve içeriye girdim. Kırmızı sandalyeye oturmuş, gördüğüm şey neydi, neden kayboldu , nasıl kayboldu düşünüp vazoya bakıyordum. Vay canına! Tekrar belirdi yansıma ve bütün parçalarda ayrı ayrı hareket ediyordu..

 

Rüzgar yine şiddetlendi, bir şeyleri kırıyor olmalı. Tuhaf gürültü sesleri geliyor dışarıdan.

Birden farkediyorum, yaşlı teyze rüzgârı duymuyordu. Sadece benim duyuyor olmam beni epey endişelendirmişti. Az önce arkasından yedi kez kilitlediğim kapıya doğru koşmaya başladım. İki adımlık mesafe bana uzun bir yol gibi gözüküyor, rüzgarsa arkamdan daha ürkütücü bağırıyordu!

 

Kapıya vardım, ama açılmıyor.

İçerden değil dışarıdan üzerime kilitlenmiş gibiydi.

 

‘’Hey!

Sesimi duyan var mı?

Kimse yok mu? ‘’

 

Bütün yakarışlarımın nafile olduğunu farkedince içeriye girdim ve olanı biteni gözlemlemeye başladım.

Kırık vazonun parçalarını birleştirmek fikri oldukça cezbediciydi. Bütün parçaları birleştirdim gördüğüm şey kendi suretimden başka bir şey değildi!

Peki ya bu sesler?

Bütün ürkekliğimle cama yaklaştım, pencereyi açtım sesler uğultuluydu ama bana bir şeyler söylüyordu bütün dikkatimi seslere vermiş duymaya çalışıyordum.

 

Duyduklarım kendi düşüncelerimden başkası değildi. Aman Yarabbi! Kafamın içinden mi çıkıyor bu dayanılmaz gürültü, nasıl dayanıyorum?..

 

‘’Yaşlı teyze kimdi?’’ diye soracaksınız…

Aklım olmalı! Bıdı bıdı söyleniyor, duymuyorum. Aslında duysam, dinlesem , her şey çok farklı olabilir..”

Nazlı ŞEHZADE
Latest posts by Nazlı ŞEHZADE (see all)
Bu yazıyı oylar mısınız?
[Toplam: 13 Ortalama: 4.4]

Yazar

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir