Bir Müsvetteye Yazılmış Gibi
Ben bunu yazarken beyaz bir müsvette üzerine,
Kalbim müsvette olmuş, ben kâğıtlarda kalmışım.
Bir cümle eksik, bir kelime fazla,
Seninle aramdaki mesafe kadar yanlışım.
Mürekkebim donmuş, sanki bir kış günü yüreğim,
Sana ısınmaya utanmışım.
Ne zaman adını yazsam kalemin ucu titrer,
Sanki harfler de beni terk etmiş gibi…
Bir gülüşün vardı, hatırlıyor musun?
Ben onu cümle sonlarına nokta diye koyardım.
Artık hiçbir satır bitmiyor ey sevgili!
Çünkü hiçbir satırda sen yoksun.
Gözlerim, seni görünce sustu;
Kulaklarım, adını duyunca ağladı.
Bir sevda nasıl eksilir bilmem ama,
Bende her şey, senden sonra azaldı.
Ben seni unutmamak için değil,
Unutamadığımı anlatmak için yazıyorum.
Bir kalem, bir kalp, bir de eksik kalan nefes…
Üçü de senden yana kırık.
Bilsen, bazı geceler yazı masasına düşüyorum.
Bir satır ben, bir satır sensin.
Ama en sonunda hep bir silgi kalıntısına yeniliyorum.
Çünkü seni yazmak, seni kaybetmek kadar zor.