Yeis’e Düşme, Yardımcın Allah’tır

Vakfımızda sıradan bir gündü,

Öğle vakti ikindiye  yaklaşıyor, öğle namazı için hazırlıklarımı yapıyordum..

Yoğunduk, yorgunduk,

İnsanın zaman zaman düştüğü “ümitsizlik” duygusuna kapılmıştık.

Uzun zamandır ikili sohbet edemediğim,

Yol arkadaşımla sohbet ediyor, yorgunluklarımızı, kırgınlıklarımızı dile getiriyor, kendimizce hayıflanıyorduk…

Dakikalar geçiyor ve adeta birbirimizi dolduruyorduk…

Bireysel kırgınlıklar, küslükleri konuşuyor, çok önemli meseleler halini getiriyorduk…

Tam o anda da odamızın kapısına bir el vurdu. (Genelde günün o saatinde kimse gelmez, gelse de çocuklar gelir mekana)

Altmışlı yaşlarda bir teyze…

“Oğlum kim var bura da, bir tanışmak istedim der ve içeri girdi.”

İçeriği davet edip hoş beş sohbet ettikten sonra teyzeme meramını sordum

Teyzem “benim iki oğlum var, biri buraya geliyormuş,  diğerini de imam hatipe gönderdim, ama kafasını yıkadılar başka okula gidiyor, buranın nasıl bir yer olduğu merak ettim, tanımak istedim” dedi,

Bizde yol arkadaşımla yaptığımız çalışmaları anlattık, projelerimizden bahsettik.

Biz anlattıkça teyzem duygulanıyor, bir yandan ümitsiz bakışları yeniden canlanıyordu.

Teyzem zaman zaman araya giriyor “Oğlum, gençlik, nesil çok kötü hal alıyor, küçükler büyük tanımıyor, büyüklerin ne yaptığı belli değil, ne olur bir şeyler yapın” diyordu gözyaşları eşliğinde

Yaptıklarımızı dinledikçe bizlerin anne-babasını merak eden teyzem,

Oğlum “sizin annenizle tanışmak istiyorum, ayaklarından öpecem, ne güzel çalışmalar yapan, dertlenen evlatlar yetiştirmiş dedikçe” yol arkadaşım ile birbirimize bakıyor, teyzem gelmeden biraz önce konuştuğumuz konular geliyor, adeta utanıyordum…

Aradan bir saate yakın zaman geçti, teyzem oturdukça oturdu, dinledikçe dinledi, ağladıkça ağladı, belli ki teyzemin derdi büyüktü, evlatlarının elinden kaymasını istemiyor, vatan sever bir nesil olmalarını istiyordu ve umudu önce Rabbine sonra bize bağlamıştı. Telefon numaramı istedi, “Çocuğumu size gönderemez isem sen gelir misin oğlum bize..” deyince ne demek teyze bir emrinle sendeyiz dedim…

Teyzemi biraz ferahlattıktan sonra yolcu ettik…

Teyzem bize bir ders vermişti, ümitsizliğe, yorgunluğa düştüğümüz bir vakit, düştüğümüz yerden kalkmamıza vesile olmuştu. Hani derler ya belki de bir hızırdı!

Evet yol çileliydi, yol zahmetli ve yokuştu, belki daha hiçbir şey çekmemiştik bu yolda. Belki de ilk rüzgar da hemen savrulduk. Ama Rabbim o nur yüzlü, gözü yaşlı teyzemle bizi yeniden uyandırdı, içimize bir inşirah ferahlığı verdi ve derdimizin yeniden bu yol olması gerektiğini bize hatırlattı. Rabbim bizleri istikametinden ayırmasın, bizlerin kalbini ve iradesini dini ve rızası üzere sabit kılsın inşallah.

Biz mesajı aldık “Ey kulum, ey yolumda olduğunu iddia eden gençler, kendinize gelin, sizin dert diye dertlendiklerinizin üzerinde daha önemli dertler var, yanınızdayım olması gereken dertleri edinin ve çalışın…

 

Ubeydullah Göktekin

Ubeydullah Göktekin
Latest posts by Ubeydullah Göktekin (see all)
Bu yazıyı oylar mısınız?
[Toplam: 2 Ortalama: 5]

Yazar

Ubeydullah GÖKTEKİN

Ubeydullah GÖKTEKİN (Hep düşünür, bazen yazar..) TÜGVA Bulancak İlçe Temsilcisi

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir