Zincirin İlk Halkası

Bir sessizlik büyüyor içimde,

taş duvarlara benzeyen bir sükût.

Ne kadar sustuysam,

o kadar bağırmışım meğer içime doğru.

 

Zaman pas tutmuş bir kilit gibi dönmüyor;

her dakika kendi küfünü biriktiriyor yavaşça.

Ellerim zincir, gözlerim perde.

rüyalarım bile tanımaz olmuş beni.

 

Bir kere kaybettim yolu,

artık her yer çıkmaz sokak.

Bir kere kırıldı içimdeki ses

her yankı, kendi kırığıyla dönüyor bana.

 

Karanlık öyle tanıdık ki artık

korkutmuyor beni.

Çünkü ışık dedikleri şey

bazen daha çok yakıyor insanı.

 

Ve ben,

kendi gölgeme zincirli bir adam gibi

bekliyorum:

Ne bir kurtuluş umudum var,

ne de kalmaya bir bahanem.

Bu yazıyı oylar mısınız?
[Toplam: 3 Ortalama: 5]

Yazar

  • Cihat Faruk

    Merhaba, ben Cihat Faruk Getmez.
    Giresunlu olup, ilim yolculuğuma Samsun’da devam ediyorum. Hafızım, aynı zamanda İslami İlimler üzerine eğitim alıyorum.
    Kalemin, duyguların en güzel tercümanı olduğuna inanıyorum. Bu yüzden kelimelerle dostluğum eskilere dayanıyor. TB Blog’a katılmış olmaktan da mutluluk duyuyorum.

Cihat Faruk

Merhaba, ben Cihat Faruk Getmez. Giresunlu olup, ilim yolculuğuma Samsun’da devam ediyorum. Hafızım, aynı zamanda İslami İlimler üzerine eğitim alıyorum. Kalemin, duyguların en güzel tercümanı olduğuna inanıyorum. Bu yüzden kelimelerle dostluğum eskilere dayanıyor. TB Blog’a katılmış olmaktan da mutluluk duyuyorum.

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir