TÜRKİYE'NİN BLOĞU · GENÇLİĞİN YAZI TAHTASI7 Kasım 2026
Gençliğin yazı tahtası…

Ne Yapabiliriz?

Yazan Dilek BEDLEK · 27 Nisan 2024 · 2 dakika okuma
Yazıyı Dinle · Okuma Modu
Türkçe anlatım, akıllı telaffuz ve kaldığın yerden devam
%0

Seslendirme, cihazınızdaki Türkçe ses desteğine bağlıdır.

Dünyada yaşananlar malûm; birçok yerde zulüm var. Madden güçlü olanlar herhangi bir hukuk veya ahlak yasası tanımıyor.

Bu durum bir anda olmadı. Güçlü olan, gücü uzun bir zaman içerisinde elde etti. Yani dünün çalışanları bugünün güç sahipleri oldu.

Tarih boyu dönem dönem savaş, soykırım, ezilen insanlar, haksızlığa uğrayanlar oldu ve her dönemin vicdanlı insanları “Bu zulme karşı ne yapabiliriz?” sorusunu sordular.

Ama her dönem bu soru yüzeyde kalmış olmalı ki tam anlamıyla içi doldurulmamış ve hakkı verilmemiş olmalı ki bugün zulüm karşısında bizler aynı soruyu soruyoruz…

 

“Ne yapabiliriz?”

 

Kanayan vicdanlara geçici bir pansuman yapıp hayatımıza devam etmeyeceğiz öncelikle.

Bu durumu sadece dillendirerek herhangi bir güç de ortaya koyamayız. Hayatta ortaya gerçek manada bir şeyler koymak zorundayız.

Boykot yapmak iyi fakat sadece o da yeterli değil. Peki ne yapacağız?

Yapmamız gerekeni… Yani hâli hazırda uğraştığımız şeyi en iyi yaparak…

Bunda sebat göstermek için öncelikle düşüncelerimizin dış etmenlerden etkilenmesini minimuma indirmemiz gerekli olacaktır.

Bunun için de ilk etapta doğru beslenme ve sağlıklı bir yaşam gelir. Günlük rutinlerimizin ve yiyecek-içecek algımızın ‘haz odaklı’ değil doğru ve sağlıklı olmasına dikkat edebilmeliyiz.

Çünkü biliyoruz ki haz aldığımızda beyin dopamin hormonunu salgılar. Yaşamın merkezine haz almayı koyduğumuzda ise beynimiz daha fazla dopamin salgılamak isteyecek.

Daha fazla salgılanması için de daha fazla uyarılması gerekir.

Daha fazla uyarılması için de yine hazza ihtiyaç duyacak.

 

Böyle bir döngü…

 

Bağımlılıkların, dikkat eksikliğinin ve anksiyete gibi rahatsızlıkların temelinde bu döngü yatar.

Günümüzde buna o kadar maruz kalıyoruz ki anksiyete, dikkat eksikliği ve kendimizin bile farkında olmadığı bağımlılıklarımız toplumumuzun yarısından çoğunda, özellikle çocuklarda ve gençlerde çok fazla görülüyor.

İşte bu yüzden her türlü meşguliyetimizin yiyecek ve içeceklerimizin haz üzerine olmamasına dikkat edeceğiz.

İlk adımı tamamladıktan sonra yaptığımız işi iyi ve dürüstçe yapmak geliyor.

Dürüst iş yapmak her meslek grubu için hayat niteliğinde önem taşır. 

Öğretmenler dürüstçe işlerini yapacaklar ki eğitimli ve bilinçli nesiller yetişsin.

Müteahhit ve inşaat çalışanları dürüst iş yapacaklar ki insanlarımız sağlam evlerde yaşasın.

Öğrenci dürüstçe görevini yapmalı, anne sağlıklı, çalışkan ve bilinçli çocuklar yetiştirmeli.

Sağlıkçılar, çiftçiler, bürokratlar, esnaflar…

Elimizden geleni yapmaya çalıştığımız zaman doğru bir şekilde temel atıp yol katediyoruz demektir.

Bu noktaya gelmek kolay olmayacak ama vicdanlarımızın sesini duyuyorsak en doğru karşılığı budur kanaatimce.

Mümin kişinin ise vicdanı ile beraber inancı gereği böyle bir yaşam şeklini benimsemesi ‘gerektiği’ notunu düşerek bitirmek istiyorum.

◉ 1 doğrulanmış görüntülenme
OKUR ETKİLEŞİMİBu yazı sizde iz bıraktı mı?Beğenin, paylaşın veya düşüncelerinizi yorumlarda belirtin.
Yorum yap (0)

TB BLOG · OKUR GÖRÜŞLERİ

Yorumlar (0)

Yazıya dair düşüncelerinizi paylaşın. Yorumlar yayınlanmadan önce incelenebilir.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazabilirsiniz.

Yorumunuzu paylaşın

Hızlı Menü
Hızlı Menü
Bizi Takip Edin