Zincirin İlk Halkası
Bir sessizlik büyüyor içimde,
taş duvarlara benzeyen bir sükût.
Ne kadar sustuysam,
o kadar bağırmışım meğer içime doğru.
Zaman pas tutmuş bir kilit gibi dönmüyor;
her dakika kendi küfünü biriktiriyor yavaşça.
Ellerim zincir, gözlerim perde.
rüyalarım bile tanımaz olmuş beni.
Bir kere kaybettim yolu,
artık her yer çıkmaz sokak.
Bir kere kırıldı içimdeki ses
her yankı, kendi kırığıyla dönüyor bana.
Karanlık öyle tanıdık ki artık
korkutmuyor beni.
Çünkü ışık dedikleri şey
bazen daha çok yakıyor insanı.
Ve ben,
kendi gölgeme zincirli bir adam gibi
bekliyorum:
Ne bir kurtuluş umudum var,
ne de kalmaya bir bahanem.