Ölüm Haberi

Bir seher vaktiydi,
Dışarıda gözü yaşartan bir soğuk.
Telefon çaldı, sesinde bir gariplik vardı;
Titreyen, kırık, yarım. Biraz ağlamaklıydı,
Biraz kabullenmiş gibi…

Sanki bir ömür boyu
Yan yana yürüdüğü adamı
Uğurlamıştı çoktan.
Gencecik oğlunun yanına
Gittiğine kanaat getirmişti.

Sözcükleri değil,
Sessizlikleri anlatıyordu her şeyi.
Ağlıyordu…
Öyle sessiz, öyle derinden ki
Canından can gidiyordu sanki.

Bizden değil,
Hayattan yardım bekliyordu.
Merdivenleri nasıl çıktım,
Hâlâ bilmiyorum.
Zaman ya hızlandı, ya da durdu o an.

Elini aldım, buz gibiydi.
Nabzı yoktu.
Ama ağırlığı vardı.
Ambulansı aramışlar,
Adres bir türlü bulamamış.

Koştum sokağa,
Sesim çatlayana kadar bağırdım:
“Bu tarafta… bu tarafta…”
Canını Rahman’a teslim eden adam
İşte bu tarafta…

Soğuk sabahın ortasında,
Bir ömür yere düşmüştü.
Ve ben ilk kez anladım:
Ölüm bazen kapı çalmaz,
Sadece seher vakti
Sessizce girer içeri.

Bu yazıyı oylar mısınız?
[Toplam: 4 Ortalama: 5]

Yazar

  • Cihat Faruk

    Merhaba, ben Cihat Faruk Getmez.
    Giresunlu olup, ilim yolculuğuma Samsun’da devam ediyorum. Hafızım, aynı zamanda İslami İlimler üzerine eğitim alıyorum.
    Kalemin, duyguların en güzel tercümanı olduğuna inanıyorum. Bu yüzden kelimelerle dostluğum eskilere dayanıyor. TB Blog’a katılmış olmaktan da mutluluk duyuyorum.

Cihat Faruk

Merhaba, ben Cihat Faruk Getmez. Giresunlu olup, ilim yolculuğuma Samsun’da devam ediyorum. Hafızım, aynı zamanda İslami İlimler üzerine eğitim alıyorum. Kalemin, duyguların en güzel tercümanı olduğuna inanıyorum. Bu yüzden kelimelerle dostluğum eskilere dayanıyor. TB Blog’a katılmış olmaktan da mutluluk duyuyorum.

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir