Bir Nasılsın Kadar
Bir kelimenin kalbe değdiği, bir sessizliğin kaderi değiştirdiği anlar vardır…
Bazen kelimeler değil, suskunluklar konuşur.
Söylemek istersin ama kelimeler ağır gelir; yüreğinde bir yumru, dudaklarında bir kilit olur.
Her şey yolunda, dersin oysa yolun kendisi çoktan seni kaybetmiştir.
Güneş doğmuş gibi görünür ama içinde bir gece başlar.
Etrafındaki dost halkası bir zamanlar sıcaktı, şimdi soğuk bir sessizlikle seyrelmiş.
Sen, kalabalığın ortasında yalnız; sessizliğin içinde gürültülüsündür.
Ve tam o an…
Bir ses, bir selâm, bir “Nasılsın?” kadar küçük ama bir dua kadar derin bir şefkat beklersin.
Zira bazen insanın kalbini onaran şey bir mucize değil, sadece o iki kelimedir.
Bir “Nasılsın?”, karanlıktan sızan bir ışık gibi susuz toprağa düşen bir damla gibi gelir.
Hayat bazen insanla alay edercesine sınar.
Düşerken gülümsetir, gülerken ağlatır.
Sanki fısıldar: “Nasıl düştüysen, öyle doğrulmayı da bileceksin.”
Oysa her düşüş, her yara, insanın kendiyle yeniden tanıştığı vaziyettir.
Kimi zaman öyle bir noktaya gelirsin ki kendi ömrüne zar atar misali kararlar alırsın; her şeyi kaybetmeyi göze alır ama yine de umudun ipini bırakmazsın elinden.
Kalbinin sükûn bulmadığı, aklının susmadığı o anlarda anlarsın ki: Her seçim, her sabır, kendi kaderini dokuduğun birer ilmektir.
Kur’ân-ı Kerîm’de İsrâ Sûresi 13. âyette Yüce Rabbimiz buyurur:
“Biz, her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.”
Bu âyet, geceyle gündüz kadar net bir hakikati fısıldar: Ne için gayret edersen, hangi niyetle yürürsen, sonun o adımın rengini taşır.
Kader belki elinde değil ama mürekkebi senin gayretindir.
Kimi sabrı secde bilip sessizce güçlenir kimi öfkesini dua sanıp tükenir. Fakat bil ki her yara bir hikmet taşır.
Kırılmak, dağılmak değil; yeniden birleşmeyi öğrenmektir aslında.
İnsan çoğu zaman kendi yangınını söndürmeye çalışırken, başkasının sönmüş ışığını fark etmez.
Oysa bir gönül bazen sadece görülmek ister, bir kalp sadece bir kelimeyle yeniden atar.
Bu yüzden düşene “Kalk.” demeden evvel, bir kez olsun hâlini sormayı unutma.
Belki de bir kelime bir ömrü yeniden diriltir.
Çünkü unutma:
Bazen bir insanın kurtuluşu, bir “Nasılsın?” kadar yakın, bir “Hiç sorma.” kadar uzaktır.
Başarılarının sana değer katması dileğiyle..
Çok teşekkür ederim.😊