Akran Zorbalığı
Dün Ahmet, bugün Atlas. Akran zorbalığı her geçen gün artarak can almaya devam ediyor.
İsimler değişiyor vahşet değişmiyor.
Ekranlardaysa şiddet normalleşiyor.
Dizilerde racon, şarkılarda kan, sosyal medyada güç alkışlanıyor.
“Çocuk katil” kavramıysa artık hiç yabancı değil, sıradan.
Bir çocuk…
Sokak ortasında ‘’Yan baktın.’’ diye bıçaklayarak akranını öldürebiliyor.
Bu sadece cinayet mi, yoksa uzun süredir görmezden gelinen ahlaki çöküşün yansıması mı?
‘’Bakın bunlar iyi günlerimiz.. Güzel yüzlü kurbanlarımız olacak.. Hiç sebepsiz insanlar birbirini ve zavallı hayvanları öldürecek. Çünkü bu çağ dijital çağ değil öfke çağı.. Uyuşturucu, şiddet, pandemi ve yeni dünya düzeni şiddetiyle gelecek..’’ demişti 5 sene evvel Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli.
Ne yazık ki bu sözleri anlamaktan da öte şahit olduğumuz bir dönemi yaşıyoruz.
İyiliğin susması, kötülüğün serbest bırakılmasıdır ve susmak taraf olmak değil, ortak olmaktır. Şiddete ortak olma.