Zorluklardan Yıldızlara

İnsan, en çok sustuğu yerde yaklaşır kendine.
Çünkü bazı cümleler söylenmek için değil, zamanla öğrenilmek içindir.

Hayat bana güçlü olmayı öğretmedi.
Daha çok, dağılmadan durabilmeyi…
Yorulduğunu saklamadan, yine de yola devam edebilmeyi öğretti.

Bu satırlar bir sonu anlatmıyor.
Bir başarıya varmayı da.
Bunlar, yolun tam ortasında tutulmuş notlar;
Ne geride kalana ağıt ne de ileriye verilmiş bir söz.

Karanlıkla insan arasında garip bir anlaşma vardır.
Uzadıkça alışılır, alışıldıkça sorgulanmaz.
Oysa zor olan, karanlığa rağmen ışığı aramaktan vazgeçmemektir.

Belki herkes yıldızlara ulaşamaz.
Ama başını kaldırmayı sürdürenler, yolunu kaybetmez.

Ve bazen yıldızlara varmak,
sadece yürümeye devam edebilmektir.

Bu yazıyı oylar mısınız?
[Toplam: 11 Ortalama: 4.6]

Yazar

  • Efsa Kamburoğlu

    Anadolu’nun sakin bir köşesinde lise hayatının içerisinde, kendi iç sesini daha çok duymaya çalışan bir öğrenciyim.

    Günler çoğu zaman birbirine benzese de ben aralarda kalan küçük şeyleri fark etmeye çalışıyorum. Defterin kenarına yazdığım bir cümle, bazen ders arasında aklıma takılan bir düşünce…

    Yazmak benim için bir alışkanlıktan çok, kendimi anlamaya çalıştığım bir alan.
    Bazen sustuklarımı orada duymaya çalışıyorum.

    Söylenmeyenleri, ertelenenleri ve çoğu zaman kendi içimde büyüttüğüm şeyleri kelimelere dökmeye çalışıyorum.

    Çünkü bazı duygular konuşulmadığında kaybolmuyor; sadece içimizde başka bir yere yerleşiyor.

    İnsanın kendi içinde dürüst kalabildiği anların kıymetli olduğuna inanıyorum.

    Yazmak da bu dürüstlüğü kaybetmemek için tuttuğum küçük bir hatırlatma.

    Henüz yolun başındayım.
    Ama neyin peşinde olduğumu az çok biliyorum.

    Eğer bir cümle, okuyanı kendi içine doğru bir an bile durdurabiliyorsa, benim için de yeterlidir.

Efsa Kamburoğlu

Anadolu’nun sakin bir köşesinde lise hayatının içerisinde, kendi iç sesini daha çok duymaya çalışan bir öğrenciyim. Günler çoğu zaman birbirine benzese de ben aralarda kalan küçük şeyleri fark etmeye çalışıyorum. Defterin kenarına yazdığım bir cümle, bazen ders arasında aklıma takılan bir düşünce… Yazmak benim için bir alışkanlıktan çok, kendimi anlamaya çalıştığım bir alan. Bazen sustuklarımı orada duymaya çalışıyorum. Söylenmeyenleri, ertelenenleri ve çoğu zaman kendi içimde büyüttüğüm şeyleri kelimelere dökmeye çalışıyorum. Çünkü bazı duygular konuşulmadığında kaybolmuyor; sadece içimizde başka bir yere yerleşiyor. İnsanın kendi içinde dürüst kalabildiği anların kıymetli olduğuna inanıyorum. Yazmak da bu dürüstlüğü kaybetmemek için tuttuğum küçük bir hatırlatma. Henüz yolun başındayım. Ama neyin peşinde olduğumu az çok biliyorum. Eğer bir cümle, okuyanı kendi içine doğru bir an bile durdurabiliyorsa, benim için de yeterlidir.

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir