Author: Efsa Kamburoğlu

Anadolu’nun sakin bir köşesinde lise hayatının içerisinde, kendi iç sesini daha çok duymaya çalışan bir öğrenciyim. Günler çoğu zaman birbirine benzese de ben aralarda kalan küçük şeyleri fark etmeye çalışıyorum. Defterin kenarına yazdığım bir cümle, bazen ders arasında aklıma takılan bir düşünce… Yazmak benim için bir alışkanlıktan çok, kendimi anlamaya çalıştığım bir alan. Bazen sustuklarımı orada duymaya çalışıyorum. Söylenmeyenleri, ertelenenleri ve çoğu zaman kendi içimde büyüttüğüm şeyleri kelimelere dökmeye çalışıyorum. Çünkü bazı duygular konuşulmadığında kaybolmuyor; sadece içimizde başka bir yere yerleşiyor. İnsanın kendi içinde dürüst kalabildiği anların kıymetli olduğuna inanıyorum. Yazmak da bu dürüstlüğü kaybetmemek için tuttuğum küçük bir hatırlatma. Henüz yolun başındayım. Ama neyin peşinde olduğumu az çok biliyorum. Eğer bir cümle, okuyanı kendi içine doğru bir an bile durdurabiliyorsa, benim için de yeterlidir.
0

Gölgelerini Kaybeden Evler

Hayatta insanı en çok ölümün kendisi mi üzer, yoksa ölüm gelmeden çok önce kaybetmeye başladığımız şeyler mi, hâlâ karar verebilmiş değilim. Çocukken büyüklerimizin hiç yaşlanmayacağını sanıyoruz....

0

Bazı Şeyler Değişmez

İnsan bazen bazı şeylerin değişmeyeceğini, en çok da değiştirmek için elinden geleni yaptığında anlıyor. Çabalıyorsun, susuyorsun, saygını koruyorsun. Ama karşılığında ne bir anlayış geliyor ne de...

0

Zorluklardan Yıldızlara

İnsan, en çok sustuğu yerde yaklaşır kendine. Çünkü bazı cümleler söylenmek için değil, zamanla öğrenilmek içindir. Hayat bana güçlü olmayı öğretmedi. Daha çok, dağılmadan durabilmeyi… Yorulduğunu...

0

Tanıyor Musunuz Mayanızı

Bazen günün sonunda yaptıklarımı hatırlıyorum ama ne hissettiğimi tam bilemiyorum. Sanki gün bitmiş ama içim eksik kalmış gibi. Koşturuyoruz. Bir şeylere yetişmeye çalışıyor bazen de tamamlıyoruz....