Sevmek nedir?
Sevgi, tek bir kalıba sığdırılamayacak kadar derin, herkes için kesin bir cevap barındırmayacak kadar sınırsızdır. Kimine göre güzeldir, kimine göre kötü anılardır; bir insanın hayatına giren en güzel şeydir, kimine göre ise unutulması yıllar süren bir yaradır.
Sevgi çok masumdur. Bazen sadece bir bakışla başlar. Bir insanı tanımadan, onunla doğru düzgün konuşmadan bile içinde bir şeyler oluşabilir. Onu gördüğünde yüzünde istemsiz bir gülümseme belirir. Onunla ilgili en küçük ayrıntıyı bile hatırlarsın. Sesini, bakışını, yürüyüşünü…
Belki de onun için hiçbir anlam ifade etmeyen şeyler, senin için günün en güzel anı olur.
Ama sevgi bazen çok acımasız olur. Çünkü insan, sevdiği kişiden en büyük darbeyi alabilir. Sevgi yüzünden iki insan birbirini kırabilir. Söylenen tek bir söz, yapılan küçücük bir hareket, insanın içinde uzun süre kapanmayacak bir yara bırakabilir.
Aşk da böyledir.
Aşkta hem üzülürsün hem de sevinirsin. Ama aşksız da insan olmaz. Aşk bazen seni öyle bir yerden vurur ki o an dünyan kararır. Sanki etrafındaki her şey bir anda anlamını kaybeder. İnsanların konuştuğunu duyarsın ama hiçbirini gerçekten dinleyemezsin. İçinde tarif edemediğin bir boşluk oluşur.
Ama buradaki önemli olan, o karanlık dünyadan çıkabilmektir. O karanlık dünyadan seni çıkarabilecek birisi gelir, o karanlık sana cennet olur. Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey, her şeyi değiştirecek büyük bir şey değil; sadece yanında duracak, onu anlayacak birisidir.
İnsan o kişiyi seçemez. Tek görüşte âşık olur. Bazen daha önce hiç tanımadığın bir insan, bir anda hayatının en önemli insanı oluverir. Onu neden sevdiğini bile anlayamazsın. Sadece gözlerin onu arar, aklın onu düşünür.
Onu görmediğin zamanlarda bile gözlerin onu aramaya devam eder. Kalabalıkta birini ona benzetirsin, bir ses duyarsın, onu hatırlarsın. Bazen sadece adını duymak bile içinde bir şeylerin yeniden hareketlenmesine yeter.
“Keşke görmeseydim de bu kadar âşık olmasaydım.” dersin.
Ama artık görmüşsündür.
Ve aşk öyle bir şeydir ki gece seni uyutmaz. Hep onu hatırlarsın. Anılarınız canlanır. Gece herkes uyurken sen onunla geçirdiğin anları düşünürsün. Söylediği bir söz, attığı bir bakış, belki de sadece birkaç saniyelik bir an tekrar tekrar gözünün önüne gelir.
Bazen aynı anı defalarca düşünürsün. O anı değiştirebileceğini sanırsın. Keşke başka bir şey söyleseydim, keşke biraz daha kalsaydım, keşke ona biraz daha yaklaşsaydım dersin. Ama zaman geri gelmez.
Kimilerinin anısı bile yoktur. Anısı olanlar da tam yaşayamamıştır. Yaşayamadıkları her şey için pişmanlık duyarlar.
“Bir kere de sarılamadım.” der insan.
Belki de en çok buna üzülürsün. Bir kere daha konuşamadığın için, bir kere daha göremediğin için, söylemek istediğin şeyleri söyleyemediğin için…
Tam ihtiyacın olur ama o yoktur. Bir “alo” dese, koşup gidersin ama “alo” demez.
Telefon elindedir. Aramak istersin, mesaj yazmak istersin. Bir şeyler yazarsın, sonra silersin. Tekrar yazarsın, yine silersin. Çünkü bazen insanın söyleyecek çok şeyi vardır ama söylemeye gücü yetmez.
Kimilerinin konuşmaya mecali yoktur. O son cümlesini ya da bakışını hatırlarsın. Her yerde onu görürsün. Konuşmayı, mesaj atmayı çok istersin ama atamazsın.
Bazen bir şarkıda, bazen bir sokakta, bazen de hiç beklemediğin bir anda aklına gelir. Her şey normal devam ederken bir anda o insanı hatırlarsın. Ve o an, geçmişte kaldığını düşündüğün bütün duygular yeniden ortaya çıkar.
Kimileri hiç konuşmamıştır. Tek görüşte âşık olup bitirmiştir. Diyalog bile kuramamıştır.
Belki söylemek istediği onlarca cümle vardır ama hiçbirini söyleyememiştir. Sadece bakmıştır. O bakışın içinde söyleyemediği her şeyi saklamıştır.
Onu gördüğünde gözlerin ona dalar. Tutuklu kalırsın.
Etrafındaki her şey devam ederken sen sadece ona bakarsın. Ne söyleyeceğini düşünürsün ama kelimeler bir türlü ağzından çıkmaz. Sonra o gider.
O gider, sen bitersin.
Aylar sonra yaraların kanar. Bütün yaralarına tuz basılmış gibi olursun. Ateşe düşmüş gibi olursun.
Çünkü bazı insanlar gider ama geride bıraktıkları his gitmez. Bazı bakışlar unutulmaz, bazı cümleler zihinden silinmez. Zaman geçer, hayat devam eder ama insanın içinde bir yerlerde o son bakış yaşamaya devam eder.
Ama sonuç olarak…
O bakış geriye kalır, anılar geriye kalır, söyleyemediğin cümleler geriye kalır. Sen ise bütün bunların arasında, artık geri dönemeyeceğini bilerek yaşamaya devam edersin.
Çünkü bazı hikâyeler gerçekten bitmez; sadece bir daha yaşanamayacak hâle gelir.