Beyazın Siyahı

Bugün size imkânsız bir aşktan bahsedeceğim. Tabii siz buna aşk derseniz.

İki imkânsız dünya vardı: cennet ve cehennem; iyi taraf ve kötü taraf. Bilinenin aksine bu sefer gri diye bir şey yoktu. Ya siyah vardı ya da beyaz. İkisinin birleşmesine asla izin yoktu.

Bu seferki kurbanlar Toprak ve Duru’ydu. Grinin olmadığını söylemiştim; gri yoksa araf da yoktu. Bu iki varlık, günahlarıyla dünyayı dahil edeceklerdi.

Toprak cehennemden, Duru cennettendi. O güne kadar birbirlerini tanımıyorlardı. Ama bilirsiniz, cehennem bencildir, kurnazdır, kuralsızdır ve içindekiler de ona benzer.

Toprak, geçiş yasak olmasına rağmen bir yolunu bulup cennete girdi. Fazla meraklı ve inatçıydı. Aslında bu ona özgü bir şey değildi; soyunda vardı yasak olanı yapmak. Tabii ilk asi o değildi, ondan önce de vardı.

Cennet ona sıradan gelmişti. Adı cennet diye herkesi iyi sanmayın; kimse mükemmel değildir. O kalabalığın içinde Toprak’ın dikkatini biri çekti: Duru. Adı gibiydi; temiz ve sakindi. Ne çok güzeldi ne de kusursuz. O sadece Duru’ydu. En iyi ya da en saf diyemezdiniz belki ama Toprak’ın dikkatini çekmişti. Belki de Toprak, sadece onun iyiliğini bozmak istedi.

Duru’nun etrafında dolanmaya başladı. Açıkçası Toprak görmezden gelinecek biri değildi ama Duru da günaha bulaşmak isteyen biri değildi. Cehennemden biriyle görüşmek kesinlikle yasaktı. Duru’da olmayan ne kadar kötü özellik varsa Toprak’ta vardı.

Duru sevmekten korktu ama ne kadar uzak durmaya çalışsa da kendine engel olamadı; ona kapıldı. Bu süreçte dünyaya daha sık gitmeye başladılar. Duru âşık oldu, bağlandı; kısacası yapmaması gereken her şeyi yaptı.

Toprak ise tam cehenneme yakışır bir şey yaptı: İyi taraftan hevesini aldı ve sıkıldı. Bunu o kadar hızlı yaptı ki Duru farkına bile varamadı.

Ona üzülebilirsiniz ama hata onundu. Değişmek istemeyen birine umut bağlamamalıydı. Kötülüğün, iyiliği yıpratarak beslendiğini unutmuştu.

Duru’nun hayal kırıklığıyla cehennem harlandı, şenlikler yapıldı. Evet, kurban Toprak ve Duru değildi; sadece Duru’ydu.

Toprak yaptığı şeyden bir an bile pişman olmadı. Kendisiyle gurur duydu; soyuna yakışanı yapmıştı.

Duru hiçbir zaman tamamen saf değildi. Onun içinde iyilik olduğunu düşünmemişti zaten; sadece kötülüğün de birini sevebileceğine inanmıştı ve yanıldı.

Beyazın içinden siyah her zaman çıkabilir ama siyahın içinden asla beyaz çıkmaz.

Bu yazıyı oylar mısınız?
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

Yazar

  • Beyza Nur Yaman

    Merhaba Diyarbakır, 2009 doğumluyum. Lise öğrencisiyim. Kitap okumayı, şarkı dinlemeyi ve aklıma estikçe yazı yazmayı seviyorum. Herkesin zaman zaman yaşadığı ama fark edemediği hisleri anlatmaya çalışıyorum. Sevgilerle.

Beyza Nur Yaman

Merhaba Diyarbakır, 2009 doğumluyum. Lise öğrencisiyim. Kitap okumayı, şarkı dinlemeyi ve aklıma estikçe yazı yazmayı seviyorum. Herkesin zaman zaman yaşadığı ama fark edemediği hisleri anlatmaya çalışıyorum. Sevgilerle.

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir