TÜRKİYE'NİN BLOĞU · GENÇLİĞİN YAZI TAHTASI5 Kasım 2026
Gençliğin yazı tahtası…

Narin Yüreklere

Yazan Dilek BEDLEK · 12 Eylül 2024 · 2 dakika okuma
Yazıyı Dinle · Okuma Modu
Türkçe anlatım, akıllı telaffuz ve kaldığın yerden devam
%0

Seslendirme, cihazınızdaki Türkçe ses desteğine bağlıdır.

Merhabalar, ben Narin..

Hepiniz beni tanıyorsunuz, zira son bir iki haftadır gündeminizi en çok ben meşgul ediyorum. Sizi meşgul ederken, zihninizdeyken isterdim ki güzel bir durumdan dolayı orada bulunayım; bir başarımı konuşun, faydalı bir deneyimimden bahsedin ama maalesef adımı bile duyunca gözlerinizin üzüntüden dolacağı şeyler yaşadım.

Size neler yaşadığımdan, neler gördüğümden, çektiğim acılardan bahsedip daha fazla üzmek istemiyorum.

Sadece şunu söylemek istiyorum:

Benim hakkımı yakınlarımdan daha çok aradınız, sesim olmaya çalıştınız ve gördüm ki kan bağı merhamet duygusu ile paralel değilmiş. Merhametin, iyiliğin bambaşka olduğunu gördüm sayenizde. Eğer sesim olmasaydınız belki bana ne olduğu ortaya çıkmayacaktı ve benim başıma gelenleri başkaları da yaşayacaktı kolayca.

Bundan sonrası için de ricam, başıma bunu getirenlerin hak ettiğini bulması için lütfen susmayın, beni unutup kulak ardı etmeyin.

Leyla, Ecrin, Müslüme, Eylül, İkra...

Onların da başından geçmiş benim yaşadıklarımın benzeri durumlar. Haberim yoktu. Ben insanlar böyle şeyler yapmazlar diye bilirdim.

En azından benim dünyamda yapmıyorlardı. Çok güzel bir dünyam vardı, oyun arkadaşlarım çok iyiydi, birbirimizi hiç kırmazdık. Hayallerim de vardı, meslek konusunda kafam karışıktı ama ya avukat ya da öğretmen olmak istiyordum.

Ha öğretmen demişken, ben öğretmenimden Anadolu irfanı adında bir söylem işitmiştim. Bilgelik, merhamet, yardımseverlik, iyilik, insanlık… Hepsini içeriyormuş.

Anadolu irfanının olduğu yerde insanlar nasıl birbirlerine sırt döner, birbirlerini sevmezler ve daha da büyüğü birbirlerinin canlarına kast ederler anlamıyorum.

İnandığımız kitap varmış, yine öğretmenimden duymuştum.

O kitabın takipçisi olan müslümanların dayanışmadan, iyilikten, adaletten ve başka başka güzel olan şeylerden oluşan özleri varmış.

Biz o özden çok mu uzak kaldık da ben böyle şeyler yaşadım? Bilmiyorum.

Her neyse, ben güzel şeyler öğrenmiştim. Bunlara dönüp sıkıca sarılsak ne güzel olurdu.

Kötülükler biter, çocuklar güler ve insanlar yaşamaya devam ederlerdi…

◉ 0 doğrulanmış görüntülenme
OKUR ETKİLEŞİMİBu yazı sizde iz bıraktı mı?Beğenin, paylaşın veya düşüncelerinizi yorumlarda belirtin.
Yorum yap (0)

TB BLOG · OKUR GÖRÜŞLERİ

Yorumlar (0)

Yazıya dair düşüncelerinizi paylaşın. Yorumlar yayınlanmadan önce incelenebilir.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazabilirsiniz.

Yorumunuzu paylaşın

Hızlı Menü
Hızlı Menü
Bizi Takip Edin