Yanılgı
Seslendirme, cihazınızdaki Türkçe ses desteğine bağlıdır.

Solgun bir sokak lambası altında,
Rüzgârın estiği yöne bakan,
Mezarlığın tam ortasında,
Issız ve sessizlik içerisinde,
Umutların yeşermediği o yerden çıkamam sandım.
Gelince vicdanlı, gidince hicranlı.
Bir çift göz, iki kaş, bir de baş.
İnce kalem dudak, saçların arkasında kulak;
Bir küçük burun, bir de büyük bir sorun…
Elin yabancısına gittim de benim sandım.
Saklandım taştan bir duvar arkasına,
Seyrettim; durdum, sabrettim.
‘Varmış işte’, dedim, ‘benden iyisi’.
Mezarın altında ben varım farzettim.
Gitmeyecek dediklerim vardı, gitmez sandım.
Teker teker yutkundum her bir lafımda,
Her kararda vurdum kafayı taşa, duvara.
Seni bilmem de ben çok yandım, çok.
Ama sen nereden bileceksin ki?
Herkesin yâr dediğini, ben yârim sandım.
Kimsenin bilmediği o yabanda,
Ah ile vahın geçmediği bir yerde,
Sanki bir kül parçası olmuş gibi,
Harlana harlana görmüş dibi;
Milletin çakıl bildiğini ben elmas sandım.




Yorumlar (0)
Yazıya dair düşüncelerinizi paylaşın. Yorumlar yayınlanmadan önce incelenebilir.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazabilirsiniz.