Hiç Olanlar
Seslendirme, cihazınızdaki Türkçe ses desteğine bağlıdır.

Gökdelenden baktım;
Üstümüze nefret düşüren buluta.
Çaresiz bir çöl soluğunda değil.
Safderun satırlarda yürüdüm, gerçekleri bile bile…
Hani benim hikayemdi bu rüzgar?
Baharın tüm polenlerini üzerimde taşırken.
Sevgiyle baktım, iki yüzlü yıldızlara.
Kötülüğü işledi bana bir nakış gibi gerçek bildiklerim.
Kendi bildiklerim…
Bir hiç gibi davranılan parlak altınlara, elimden akan bir su gibi baktırdı bana.
Hiç olanlar.
Anlamsız büyük bir kutuya değer ver dedikleriydi hayat.
Benim içimdeki sözde meyus idi.
Bir küçük söz anlamsızdı hiç olanlara;
Hiç mi aşık olmadınız yerdeki küçücük yaprağın namütenahi duygularına…
Ya saflık kardaki çamurda!
Karın beyazı sinsi bir kâbussa.
Anlamasınlar diye mısralara sakladım ben sırrımı;
Yine yalan söyledim ben, hiç olan mısralarda sırlarımı…




Yorumlar (0)
Yazıya dair düşüncelerinizi paylaşın. Yorumlar yayınlanmadan önce incelenebilir.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazabilirsiniz.